Tepe Menü


Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

Nickiniz:    

- mIRCVakti Scriptini indirin.
Türkiyenin en iyi mIRC sitesi olan www.mircvakti.com'in resmi mirc scripti sizlerle bulustu mutlaka deneyin.Hiçbir virüsü içinde barindirmayan Tamamen türkçe tamamen rahat kullanimli bu sohbet programi indirmek için Buraya tiklayin
___________________________________________________________________________________________________


<< İlk  << Geri  [2] / [9] İleri >> Son >>
 

TARİH:21/12/2006 SAAT:00:01 PERŞEMBE Bir ilk bahar akşamıydı seni gördüğüm gün.İlk beyaz çorapların çekmişti dikkatimi hala gözlerimin önünde minicik ayakların.Bütün hayellerimi değiştirmiştim birden herşeyimi senin üzerine kurmuştum dünya dönmüyor zaman durmuştu benim için artık ben aşık olmuştum. Artık her anım seni düşünmekle geçiyordu gecelerim gündüzlerim hep sendin.Çok kısa bir süre görmüştüm seni ama sanki yıllardır seni arıyor gibiydim.

Devamı >>

 

Apartman yönetim kurulumuz çok seviyeli bir yılbaşı gecesi yaşattı bize! Maytap yakıp, kafamıza huni takmadan da eğlenilebiliyormuş. Gecemiz, gelenek ve göreneklerimize uygun bir şekilde geçti. Bir şey hissetmedik. Yumuşak bir geçiş oldu. Tahriklere kapılmadık. Kimseyi tahrik etmedik. Gerçek dışı iddiaları ortaya atan dansöz Vicdan’ı kınıyoruz. Herhangi bir dış müdahale olmadığı halde anlaşmalara aykırı olarak işini terk etti. Birtakım yerlerine bozuk para bırakmışız… Paramız olsa kumbaraya atarız, bankada hesap açarız. Biz onu çok sevmiştik. Bağrımıza basacaktık. Gelecek yıl da çağıracaktık. Artık konu yargıya intikal etti. Çünkü, yanında Sushi Nalan’ı da götürdü. Çıplak kadın vücudunda sushi yiyeceğiz diye bir yıldır iki misli aidat ödüyoruz. Parasızlığın gözü kör olsun… Beyaz tenli Sushi Nalan, “ben göbeğimde tavuk döneri yedirmem” diye tutturunca gecemiz zehir oldu. Ha sushi, ha tavuk döneri, ne fark eder? Gel de anlat.. Bizimkilerde de var kabahat. Döner tabağı ile çok oynadılar. Evirdiler, çevirdiler..Nihayetinde kul yapısı değil..

Devamı >>

 

Burnu bir karış havada, gözü yükseklerdeydi ben onu sevdiğimde. Hele hele benim aşkımı yerden yere vurup, nasıl kırmıştı kalbimi zalim. Dudaklarından dökülen acı sözleri; öyle ki, bugün bile unutamadım. Ne tebessümdü o, zehirden beter. Her olayda içim paramparça, gözlerim ağlamaktan kıpkırmızı olurdu. Yorgun düşerdim onsuz geçen, onunla dolu, koyu siyah gecelerden. Pişmanlıktan kendime lanetler eder, Sevgimi söylediğim günü düşündükçe, Kaleme sarılıp yazardım ona nefretin aşkla kucaklaştığı o uzun mısralarımı.

Devamı >>

 

Adam genç eşini çok seviyor,bir o kadarda kıskanıyordu öyleki iş yerinde yemek verildiği halde,her öğlen o uzun yola rağmen evine gidiyor,eşiyle birlikte yemek yiyordu.Kadın, eşinin sadece yemek yemek için geldiğini düşünüyordu.Bilmediği bir şey vardı eşi kendisini kontrol ediyordu.Bu bilinmeyenle uzun süre birlikte yediler yemeklerini taa ki adam gelipte eşini evde bulamayana kadar. Kapıyı açıp seslendi eşine ses yok...

Devamı >>

 

günlerce, gecelerce hep onu düşünmüştüm. o ise beni sadece bir iş arkadaşı olarak görüyordu. hatta bir seferinde, kız arkadaşıyla kavga etmiş ve bana cep telefonunu uzatarak, onu aramamı ve ikna etmemi rica etti. göz yaşlarımı içime akıtarak, kıza telefon açıp barğıması için ikna etmeye çalıştım. sanki tanrı dualarımı duymuştu. kız hiçbir şekilde barışmaya yanaşmıyordu. ben üstüme düşeni fazlasıyla yapmıştım. aradan birkaç hafta geçmişti. haldun olanları unutup, eski neşesine kavuşmuştu.

Devamı >>

 

Fatma hanım yatan yavrusuna baktı bir kez daha.Belki de bu onu son seyredişi,son görüşüydü.Hayatta en çok değer verdiği,çok fazla önemsediği,hatta onun için herkesi kırıp, öz oğlunu Yavuzunu bile hiçe saydığı,geleceğinin teminatı gözüyle baktığı küçük oğlu Fatih’ti bu köhne hastanede yatan.Yaşlı gözleri ağlamaktan kızarmış,titrek ellerini kaldırarak dua ediyordu Yaradanına.Aslında hiç yüzü yoktu dua etmeye.Yaptığı adaletsizliği,haksızlığı,tüm insanların onları uyarmalarına rağmen dikkate almamalarının hesabını nasıl verecekti Rabbine?Ne kadar dua da etse,tövbe de etse yinede telafi edemezdi hatasını.Ya büyük oğlu Yavuz.Onun yüzüne her baktığında,her yanına gelip halini hatırını sorduğunda yerin dibine giriyor,utançtan bakamıyordu yüzüne.Her yemekte kendinden önce anne ve babasının yemeğiyle ilgilenen bir zamanlar hiçe saydıkları oğullarına nasıl affettireceklerdi kendilerini? Hiçbir şey olmamış gibi nasıl davranacaklardı? Onun yüzüne her baktığında hatasını düşünüyor,keşkeler zihninde dönüp duruyordu sürekli.Gelecekte keşke dememek için yaptığımız her davranışı,söylediğimiz her sözü düşünerek söylenmesi gerektiğini anlamıştı ama geç kalmıştı biraz.Yavuzun sürekli kullandığı bir söz geldi aklına.

Devamı >>

 

Aslında her gün yataktan mutlu kalkardım.Ama bugün kendimi üzüntü ile karışık bazı duygularla yataktan kalktığımı hissettim.Beni üzen tek şey hayatta istediğim şeyi alamamaktı.Aslında bunu alabilirdim fakat utangaçlık denen dört heceli kelime benim hayatta yapmak istediğim şeyleri engelliyordu. 4-5 aylık bir zaman ardından kendimi ona açılmam gerektiğini hissettim.Çünkü kalbimin bana bu acıları yaşatmaya hakkı yoktu.

Devamı >>

 

Genç adam yarı uykulu girdi işyerine. Sekreter;

- Günaydın Engin Bey. Bugün görüşeceğiniz kişilerin listesi. Bunlarda sizi arayarak bulamayanlar. Haluk bey bugün mutlaka görüşmeniz gerektiğini söyledi. Bir de bugün arkadaşlarınıza göndereceğiniz bayram hediyeleri kargoya verildi. Size de birkaç hediye geldi. Masanın üzerinde. Gelen kutularda orada.

Sekreter bir çırpıda sıraladı tüm bunları. Genç adam karşılık vermeden odasına girip kapıyı kapattı.

Devamı >>

 

Ben ömer 19 yasınDayım bır zamanLar cok sevdiğim ve hala cok sevdiğim bi kız varDı. Onu cok sevıyorum canımdan daha cok sevıyorum. Neyse Hikayeme geceyim... Biz birbirimizi cok sevıyorDuk biz çok ayrıLık yaşadık birbirimizi çok seviyorduk her seferinde yine barışıyorduk birbirimizden kopamıyorduk artık birbirimizi çok seviyoruz diyorum ama yanıLıyormuşum O hic mi hic sevmemis Sonradan öğrendim. ayrıLma sebebimiz son qünlerde morali cok bozuktu bende onunla konusmak ıcın sabah okula qitmeden bekledim onu kıs vaktıydı üşüyordum ama yinede bekledim onu Sonunda qeldi. Az konustuktan sonra sende son qünlerde bişiler var benden saklıyorsun gel benımle gidip bi yerlere oturalım konusalım dedım o hayır dedi konusmak ıstemıyorum dedı ve gitti. Benımde zoruma qitti ben onca deqer verıcem onun ıcın onca sey yapıyorum ama bana yarım saatini ayırmadı. Msj cektım telefonuna ve bı daha mumkunse qorusmeyelım dedım.

Devamı >>

 

21 YAŞINDAYIM VE GERÇEKTEN BİZİMKİSİ YASAK BİR AŞK. O EVLİMİ DİYECEKSİNİZ HAYIR DEĞİL NİŞANLI. HİÇ SEVMEDİĞİ BİR İNSANLA HEMDE.ANLATAYIM.

Devamı >>

 

birgün sibel etrafta dolaşıyormuş.o zaman 1. sınıftaymış.haticeyle tanışmış.hatice sibelle beyzayı tanıştırmış.sibel beyzayı çok sevmiş.beyzada onu sibel ile beyza hep aynı oturmuşlar.hiç ayrılmamışlar.2.sınıfa geçmişler.sibel ile beyza birbirlerini çok seviyorlarmış.birgün öğretmenleri başkan seçmş.fırat başkan olmuş.yardımcısıda umut sonra fırat başkanlığını iyi yapmadığı için baştan başkan şeçmişler.başkan beyza olmuş.

Devamı >>

 

Aslında her gün yataktan mutlu kalkardım.Ama bugün kendimi üzüntü ile karışık bazı duygularla yataktan kalktığımı hissettim.Beni üzen tek şey hayatta istediğim şeyi alamamaktı.Aslında bunu alabilirdim fakat utangaçlık denen dört heceli kelime benim hayatta yapmak istediğim şeyleri engelliyordu. 4-5 aylık bir zaman ardından kendimi ona açılmam gerektiğini hissettim.Çünkü kalbimin bana bu acıları yaşatmaya hakkı yoktu.

Devamı >>

 

Temel kendini mastürbasyona kaptırınca babası onu evlendirmiş. Bir gün Temel"in evine gitmişler. Kapıyı karısı açmış. Temel"in evde olup olmadığını sormuş. Evdeymiş, merdiven altındaymış. Babası gitmiş ki ne görsün, Temel mastürbasyon yapıyor. - "Evlendun, yine mi çendi çendine yapaysun oni", diye sormuş babası. - "Fadime"nin kolu yorulmuştu da", demiş Temel...

Devamı >>

 

Temel ve Dursun bir bankayı soymaya karar vermişler. Bankayı soymuşlar, paralarla kaçarlarken bunların peşine polis düşmüş. Polislerden biri bağırmış bu esnada "duuur, o.. çocuğu!". Temel Dursun"a dönmüş: - "Sen kaç, beni tanıdılar!"

Devamı >>

 

Fevkalade sosyetik bir kokteyl. Dr. Bey smokinleri içinde iki kat yakışıklı. Ağzından da bal akıyor ya. Etrafı her zamanki gibi genç ve güzel hanımlarla çevrili. Bunlardan biri: - "Ah doktor, dişim öyle ağrıyor ki günlerdir", demiş. Sonra yakalamış doktorun elini. Ağzına doğru çekmiş. Çekmekle de kalmamış. Sokmuş doktorun parmağını ağzına. Sol tarafa kaydırmış.

Devamı >>

Yan Bloklar

Footer