Tepe Menü


Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

Nickiniz:    

- mIRCVakti Scriptini indirin.
Türkiyenin en iyi mIRC sitesi olan www.mircvakti.com'in resmi mirc scripti sizlerle bulustu mutlaka deneyin.Hiçbir virüsü içinde barindirmayan Tamamen türkçe tamamen rahat kullanimli bu sohbet programi indirmek için Buraya tiklayin
___________________________________________________________________________________________________


<< İlk  << Geri  [1] / [10] İleri >> Son >>
 

Harvard, Pensilvanya Üniversiteleri ve Massacshusetts Tıp Fakültesi"nden bir ekibin gerçekleştirdiği bir araştırma herhangi bir tel yahut elektrot kullanmadan bir organizmanın sinir sistemini kontrol etmeyi başardı.

Şimdilik sadece sinir sistemi çok iyi bilenen ve az sayıda(302) sinir hücresine sahip, şeffaflığından dolayı ışığa duyarlı milimetrik bir iplik kurdunda yapılan bu deney gelecekte araştırmaların derinleştirilmesiyle insanlarda sinir sistemi bozukluklarından kaynaklanan hastalıkların, kan dökülmeden yahut ilaç kullanılmadan, tedavisinde de bir başlangıç olabilir.

Bu hafta Journal Nature Methods dergisinde tanıtılan yöntemde ışık titreşimlerinden yararlanılıyor ve iplik kurdunun davranışları sinir hücrelerine müdahale edilerek yönlendiriliyor. Bunu sağlayan ise araştırmacıların geliştirdiği, hareket ve davranışları gerçek zamanlı kontrol etme sistemi (CoLBERT) adını verdikleri bir optik araç. 

Harvard Üniversitesi Beyin Araştırmaları Merkezinden Prof Aravinthan D.T. Samuel " Bu optik araç bize mavi ve yeşil ışık titreşimlerini kullanarak yüzen veya yavaş hareket eden iplik kurdunun sinir sistemini kontrol etme imkanı sağlıyor" diyor. Bu araçla kurttaki nörönlar ve kas hücreleri etkin veya edilgen hale getiriliyor,"kurdu gerçek bir biyorobota dönüştürebiliyoruz." diyorlar bilim insanları. 

Yüksek hassasiyetteki mikro aynalar vasıtasıyla lazer ışığını doğrudan iplik kurdunun içindeki hücrelere yolluyorlar, sonrada  mavi ya da yeşil lazer ışığı kullanarak bu kurdların hareketlerini ve yumurtadan çıkma faaliyetlerini uyarabiliyorlar.

Bilim insanları ayın zamanda ışık titreşimlerini kurdun sola ya da sağa hareket ettirmekte de kullanabiliyor. Hatta kurdun üreme sistemindeki sinir hücreleri uyarılarak onların yumurta üretimi bile etki altına alınabiliyor.

Bilim insanları bu gelişmenin nörobilim sistemlerine derin sonuçlar doğurmasına yüksek ihtimal olarak görüyor. Çünkü sinir sistemi faaliyet ve davranışlarını araştırmada yeni bir araç sunuyorlar. "labratuarımız sinir sisteminin araştırılmasında yeni optik metodlara öncülük ediyor, bu da en son ve belkide en büyük buluşumuz." diyorlar.

Belki şu an sinir hastalıklarında en ileri tedavilerden biri olarak beyinin içine ya da beyni etkileyen vulgar damar üzerine yerleştirilen elektrotlar yerini kısa süre sonra sinir hücrelerini doğrudan etkileyen ışın tedavilerine bırakabilir

Devamı >>

 

Kemik gelişimi ve tamiri konusunda çok önemli olduğu bilinen D vitamini, yaygın inanışın tersine aşırı alınması durumunda da kemiklere zarar veriyor.

İtalyan Corriere della Sera gazetesinde çıkan habere göre, eksik olması durumunda çocuklarda raşitizm, erişkinlerde ise osteomalazi gibi rahatsızlıklara neden olan D vitaminin, fazla miktarda alınmasının da beklenenden farklı bir etki yaparak kemikleri daha kırılgan hale getirdiği belirtildi.

ABD"deki Minnesota Üniversitesi ve Minneapolis Tıp Merkezinde görev yapan bilim adamları, 69 yaşının üstündeki 6 binden fazla kadının kanındaki D vitamini seviyesini ölçtü ve elde ettikleri verilerle bu kişilerin kemik sağlığı arasındaki ilişkiyi inceledi. Bilim adamları, D vitamininin eksik olanlar ile vitaminin çok fazla olduğu kişilerin de kemiklerinin oldukça kırılgan olduğunu gözlemledi.

Kanındaki D vitamini seviyesi 20-30 ng/ml olan kadınların kemiklerinin daha kuvvetli olduğunu gözlemleyen bilim adamları, 15 ng/ml"nin altındaki kadınların kemiklerinin bu gruba göre yüzde 47, 30ng/ml"nin üstünde olanlarınkilerin de yüzde 32 oranında daha kırılgan olduğunu belirledi.

D vitamini seviyesi ne kadar yüksek olursa kemiklerin o kadar kuvvetli olacağı yönünde bir inanış olduğuna dikkati çeken bilim adamları, araştırmalarının bunun doğru olmadığını kanıtladığını belirterek, aşırı vitamin takviyesi yapılmaması uyarısında bulundu.

Devamı >>

 

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Ömer Faik Sağun, horlama sorunuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.   

Yapılan araştırmalara göre boşanan çiftlerin yüzde 85’inin eşlerden birinin horlaması nedeniyle bu kararı aldığını söyleyen Ömer Faik Sağun, 5 erkekten birinde horlama görülürken, bu oranın kadınlarda 10’da 1’e düştüğünü dile getirdi.

Eşlerinin fark etmesiyle erkeğin horladığını öğrendiğini belirten Sağun, gelir seviyesi düştükçe erkeklerin bu durumu kabullenemediğini ve doktora başvurmadığını bildirdi. ‘Erkek adam horlar’ algısının çok yaygın olduğunu anlatan Sağun, horlama sorununu önemsememenin tehlikeli sonuçları olabileceğini kaydetti.  Yeni evlenen çiftlerin daha sık geldiğini vurgulayan Sağun, “Erkek evliliğin sorumluluklarıyla zora giriyor, ya da daha önce yanında biri uyumadığı için evlenince eşinin fark etmesiyle sorunu tespit ediyor. Ancak durumu kabullenmiyor. Ama kadın horluyorsa hemen geliyor. Çünkü kadın utanıyor ve sorunu hemen çözmek istiyor. Erkek ise sağlığı ciddi şekilde bozulmadan gelmiyor. Kadınlarda bu rahatsızlık menopozla birlikte artıyor” dedi.   

Kilo sorununuz varsa uyku apnesinden şüphelenin!
Horlama sorunu olan kişilerin sağlıklı bir uyku uyuyamadıkları için konsantre olamadıklarını, iş hayatında başarılı olamadıklarını, trafik kazalarına sebep olduklarını ifade eden Sağun,”Bu kişiler eşiyle sorun yaşar, çünkü eşini sonuna kadar dinleyemez. Horlama kalp, tansiyon rahatsızlıklarına sebep olur. Çünkü kalp devamlı yorgun olur. Uyku problemlerine sebep olur. Kilo, uyku apnesi yapar, uyku apnesi de kilo yapar. Uyku apnesi olan kişiler kilo veremiyor. Kilo alan kişi de rahat nefes alamadığı için uyku apnesi oluyor. Bu insanlar, ne yaparlarsa yapsınlar, tedavi olmadan kilo veremezler. Kilo veremeyenler, uyku apnesinden şüphe etmeli. Uyku apnesi, uykuda nefes almanın engellenmesidir. Gece bazen 1 dakika nefes alınamaz. Beyne oksijen gitmez. Beyin tüm fonksiyonları nefes almak için çalıştırır. İşte bu nefessiz kalma anlarından birinde, ölüm gerçekleşebiliyor. Geceleyin ölen insanların çoğu uyku apnesi nedeniyle ölür. Uyku apnesi olan herkes ölecek demiyorum tabii” diye konuştu.

Devamı >>

 

Islak kalan mayolar “vajinal mantarlar”a neden oluyor.
02 Haziran 2010 Çarşamba, 10:07:49

Devamı >>

 

ABD"de yapılan bir araştırmada, solaryumda bronz ten sahibi olma alışkanlığının öldürücü bir kanser türü olan melanoma riskini büyük ölçüde artırdığı belirlendi.
28 Mayıs 2010 Cuma, 17:07:57

Devamı >>

 

Doç. Dr. Fatma Sema Oymak, ""Sigara kadının doğurganlığını azaltır. Gebelik isteyen kadınların yaklaşık yarısında sigara, beklenen gebelik için ortalama bir yıl kadar gecikmeye neden olmaktadır"" dedi.
28 Mayıs 2010 Cuma, 17:50:32

Devamı >>

 

Yeni yapılan bir araştırmaya göre, domatesle zenginleştirilen diyet, kilo vermeye yardımcı olabilir.
26 Mayıs 2010 Çarşamba, 10:21:22

Devamı >>

 

Bilim adamları, sıcak havaların tadını mangal keyfiyle çıkarmaya hazırlananlara, mangal yapmadan önce eti baharatlarla terbiyelemenin kanser riskini önemli ölçüde azalttığını duyurdu.
24 Mayıs 2010 Pazartesi, 11:34:47

Devamı >>

 

Salam, sosis ve sıcak sosisli sandviç gibi işlenmiş et yemenin kalp ve şeker hastalığı riskini artırdığı belirlendi.
22 Mayıs 2010 Cumartesi, 14:57:47

Devamı >>

 

Yaz meyvesi kavun, sinirleri yatıştırıp kolay bir uyku sağlıyor.
20 Mayıs 2010 Perşembe, 09:36:15

Devamı >>

 

Günde bir parça peynir tüketmek yaşlanmaya bağlı olarak sinir sisteminde oluşan hastalıkların tedavisinde etkili...
18 Mayıs 2010 Salı, 11:00:31

Devamı >>

 

Obezitenin, cildin geçirgenlik fonksiyonlarına zarar verdiği açıklandı.
14 Mayıs 2010 Cuma, 11:51:12

Devamı >>

 

Tüketiminde dünya ikincisi olduğumuz kuru yemişi, ölçülü miktarda almanın sağlıklı yaşama katkı sağlayacağı vurgulandı.
13 Mayıs 2010 Perşembe, 13:21:56

Devamı >>

 

ABD"li bilim adamları, elleri yıkamanın şüpheleri de ortadan kaldırdığını ve vicdanı rahatlattığını ortaya koydu.
07 Mayıs 2010 Cuma, 17:08:32

Devamı >>

 

ABD’li bilim adamları, zararları ve yararlarıyla sık sık gündeme gelen kahvenin katarakt oluşumuna karşı koruyucu olabileceğini ortaya koydu.
07 Mayıs 2010 Cuma, 11:39:24

Devamı >>

Yan Bloklar

Footer