Tepe Menü


Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

Ýçerik

Nickiniz:    

- mIRCVakti Scriptini indirin.
Türkiyenin en iyi mIRC sitesi olan www.mircvakti.com'in resmi mirc scripti sizlerle bulustu mutlaka deneyin.Hiçbir virüsü içinde barindirmayan Tamamen türkçe tamamen rahat kullanimli bu sohbet programi indirmek için Buraya tiklayin
___________________________________________________________________________________________________


 

<< Önceki    Sonraki >>

Herkes kendi kaderini yaþamaktadýr. Bu kadere dýþardan gelecek müdahaleler de kaderci bir anlayýþa göre Allah’ýn takdiridir. Ancak, benlik duygumuz bu müdahaleleri ortadan kaldýrmaktan yana olup, arzularýmýzý yaþamayý gerektirmedir

Bu arzularýmýz bir hak olarak dýþarýya “istiyorum, bana ait” þeklinde çýkmaktadýr. Fakat toplu yaþamak zorunluluðu, arzularýmýz ile diðerlerinin arzularýnýn çatýþmasýný önlemek için, bir uzlaþma zemini oluþturmuþtur. “Olmazsa olmaz” arzu ve gereksinimlerimiz “hak” adýný almýþ, buna karþýlýk diðer kiþilerinde arzularýna saygýlý olmak tarafýmýzdan kabul edilmiþtir. Bunlarýn çatýþmasýný önlemek için herkesin sýnýrlarý çizilmiþtir. Eðer biri diðerinin sýnýrýný aþarsa bu, “Hukuk” ve “Yargý” sisteminde cezalandýrýlacaktýr.
Bu arada kiþilerin sýnýrlarý içinde arzularýný gerçekleþtirebilmeleri için, fýrsat eþitliði gereklidir. “Doðallýk” yada “güçlü olan yaþar” kuralý yanýnda vahþeti de getirdiðinden, toplu yaþam geleneðince yumuþatýlmýþtýr. Ýnsanlar eþit yapýdaki aileler içinde ve eþit fiziksel güç ve kabiliyetlerle doðmadýklarýndan, toplumsal kurallar olan “Hukuk”, “Ahlak” ve “Din” güçlüleri engelleyici ve zayýflarý koruyucu kurallar getirmiþtir.
Daha teknik olarak ifade edersek; vücudu, organlarý, yaþamý, düþünceleri, onuru, saygýnlýðý, sýrlarý, dini, ailesi, mallarý gibi kiþinin sahip olduðu bütünün her bir parçasýna “hak” adý verilmiþtir. Din ve ahlak gibi toplumsal düzeni oluþturan “Hukuk” da, kiþilere ait bu haklarý korumaktadýr.
Hukuk kurallarýnýn en üstünde yer alan Anayasa’nýn 12. maddesi, “herkes kiþiliðine baðlý, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir” demektedir. Bu temel düzenlemeyi hayata geçirmek için kanun, yönetmelik ve idari kararlar gibi diðer alt kurallar yapýlýp, hepimizin haklarý korunmaktadýr.
Anayasa’mýzýn “herkesin maddi ve manevi varlýðýný geliþtirme hakký vardýr” düzenlemesini alýrsak, öncelikle kiþi haklarý, maddi ve manevi haklar diye ikiye ayýrabiliriz.

1.Maddi Haklar

Maddi haklarý bedensel haklar ve mülkiyet haklarý diye ayýrarak iki baþlýk altýnda inceleyeceðiz. Ýsim ve resim de kimi zaman maddi haklara konu olmakta iseler de, uygulamada çoðunlukla manevi açýdan saldýrýya uðradýðýndan manevi haklar baþlýðýnda incelenecektir.

A.Bedensel Haklar


Anayasa, öncelikle kiþinin yaþama hakkýný en temel hak olarak almýþtýr. Kiþinin beden bütünlüðüne dokunulamaz. Kimseye eziyet yapýlamaz. Herkes kiþi hürriyetine ve güvenliðine sahiptir.
Bu hakkýn sonucu olarak herkesin bedensel bütünlüðünü ve saðlýðýný koruma hakký vardýr. Bu haklara kitle iletiþim araçlarýnda yapýlan yayýnlar sebebiyle zarar verilmiþse, yayýncý ve sorumlular bu zararý telafi etmek ve Türk Ceza Kanunu’na göre adam öldürme ve müessir fiil adýný verdiðimiz yaralamaya sebep olmuþlarsa bu suçun cezasýný çekmek zorundadýrlar. Yine Medeni Kanun ve Borçlar Kanunlarý gereðince, bu bedensel zararlara ve ölümlere iliþkin maddi ve manevi tazminat ödemek durumundadýrlar. Özellikle Borçlar Kanunu’nu 47. maddesi fiziki varlýðýn zarar görmesi durumunda tazminat sorumluluðunu düzenlemiþtir.
Yapýlan bir yayýn ile belli kiþiler hedef gösterilmiþse yayýncý da tedbirsizlik ve dikkatsizlikle adam öldürme veya yaralamadan yahut adam öldürmeye azmettirmekten yargýlanýr.

B.Mülkiyet Haklarý

Ev, arazi gibi gayrýmenkul ve televizyon, elbise, telefon ve araba gibi menkul malvarlýðý haklarýnýz dýþýnda size geçim, para ve malvarlýðý saðlayan ticari iþletmeniz ve mesleðiniz de Hukuk’un korumasý altýndadýr. Ýnternette yapýlan yayýnla bir firmanýn mallarýnýn ya da markasýnýn boykotunu yapmak veya bir kuruluþu sürekli kötüleyerek ona kredi verilmesine engel olmak mesleki ve ticari haklara yapýlan saldýrýlardýr.
Türk Ticaret Kanunu’nun 56. maddesinden itibaren haksýz rekabet düzenlenmiþtir. Önceki bölümde bu konudaki açýklamalarýmýz daha geniþ bilgi isteyenleri yararlandýracaktýr.
Yapýlan yayýn ile, bir kiþinin mesleki ya da bilimsel kiþilik hakkýna aðýr ve yersiz eleþtiriler yöneltmek, gerçek dýþý söylenti ve suçlamalarla toplum içindeki ekonomik ve manevi yerini sarsmak, onun ticari varlýðýna zarar vermektir.
Ticari kuruluþlar, þirketler ve bankalar için de, gerçek dýþý olmasý kaydýyla, batýyor, kara para aklýyor, ürettiði ürün dayanýksýz gibi nitelemeler hukuka aykýrýdýr.
Ýnternette de bilgi ve haber verme hakký kapsamýnda bir suçun iþlendiðini, ahlaka yahut saðlýða aykýrý bir üretim yapýldýðýný, küçüklerin çalýþtýrýldýðýný söylemek de istisnalardandýr.
Mülkiyet haklarýndan biri de fikir, sanat, müzik ve edebiyat eserlerine iliþkin yaratýcýnýn, mali haklarý ondan devralanýn ve komþu hak sahibi denilen yapýmcý, icracý ve yayýncýlarýn haklarýdýr. Bu fikir, sanat, müzik ve edebiyat eserleri maddi ve mülkiyet hakký konusunda eser sahibinden izin alýnmadan bu eserler kopyalanýr, çoðaltýlýr, kamuya gösterilir, dinletilir, oynatýlýr, yayýnlanýr ve bu gibi ticari amaçla kullanýlýr ve ya elde tutulursa, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre bu hakkýnýza yapýlan saldýrýnýn durdurulmasýný ve uðradýðýnýz maddi ve manevi zararýn tazmin edilmesini isteyebilirsiniz.

2.Manevi Haklar

Manevi haklar dediðimizde Anayasa’da manevi varlýðýný geliþtirme özgürlüðü, din ve vicdan özgürlüðü, haberleþme özgürlüðü, özel yaþamýn gizliliði akla gelmektedir.
Bu haklar baþkalarýnýn saldýrýlarýna karþý olduðu gibi, kiþilerin bizzat kendilerinden kaynaklanan vazgeçmelere karþý korunmuþtur. Medeni Kanun’un 23. maddesi, “kimse hürriyetinden vazgeçemeyeceði gibi, kanuna veya genel ahlaka karþý biçimde sýnýrlayamaz” demektedir.
Ancak uygulamada manevi haklara yayýn araçlarýyla gelen saldýrýlar çoðunlukla, isim, resim, onur ve saygýnlýk ile özel hayatýn gizliliðine karþý yapýlmaktadýr. Bu sebeple incelememizi bu baþlýklar altýnda yoðunlaþtýrýyorum.

A.Ýsim

Ýsim ya da ad, kiþi haklarýnýn konusuna girer. Ýsim kiþinin toplumsal iliþkilerinden kaynaklanan bir deðerdir. Sadece gerçek anlamdaki isim deðil, kiþiyi ve ailesini toplum içinde tanýtmaya yarayan öz ad, göbek adý, lakap, takma isim, ünvan, ün, simgeler, arma, rozet gibi deðerler de kiþi haklarýndandýr.
Eðer bir kiþinin ismini gerçek dýþý bir yayýnda kullanýrsak, onun kiþilik haklarýndan manevi deðerlerine zarar vermiþ oluruz. Bunun gibi bir yayýndan dolayý haberde adý geçen, iþini kaybetmiþ veya ismin yanlýþ kullanýlmasý sonucu bir ticari kuruluþun kredisi kesilmiþ, müþterileri azalmýþ olabilir. Bu durumlarda ilgili maddi tazminat davalarý açabilir. A adlý þirketin naylon fatura ile yakalandýðýný söyleyen haberde aceleden veya yanlýþlýkla B adlý kuruluþ suçlu gibi tanýtýlabilir.
Ýsim veya ilgili tanýtma iþaretlerinin ticari amaçla internet yayýnlarýnda izinsiz kullanýmý da hukuka aykýrýdýr. Ýsimle ilgili bazý manevi haklar da Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda bulunmaktadýr. Bir fikir, sanat, edebiyat veya müzik eseri üretmeniz veya üretimine katkýda bulunmanýz halinde bu eser sizinle özdeþleþmiþtir. Ancak, bazý kötüniyetli kiþiler, bireysel ya da toplu eserlerde sizin adýnýzý yok ederler ve kendileri yahut baþkasýna malederlerse haklarýnýza tecavüz edilir. Yine yarattýðýnýz eserin orjinalliðini bozup, deðiþtirirlerse gene eserle ilgili manevi haklarýnýza saldýrmýþ olurlar. Sizin henüz yayýnlanmamýþ bir eserinizi izinsiz yayýnlarlarsa gene saldýrýda bulunmuþ olurlar. Ýþte Kanun, eserlerle ilgili olarak, isim ve diðer manevi haklara saldýrýlar için saldýrýnýn durdurulmasý, manevi tazminat ve ceza davalarý açýlabileceðini düzenleyerek bunlarý korumuþtur.

B.Resim

Resim, bir kimseyi baþkalarý için tanýnýr kýlan her çeþit görünümdür. Fotoðraf, tablo, karikatür, heykel, görüntü resim olarak kabul edilir. Fotoðraf ve filim kayýtlarý dýþýnda, fýrça, kalem yada farklý malzemelerle yapýlanlar ile bilgisayar çizimleri kiþilik hakkýna saldýrýya konu veya araç olur.
Medeni ve Borçlar Kanunu ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunlarý resim üzerindeki koruma saðlayan kuralarý içermektedir. Kiþinin izni olmayan durumlarda, resminin ya da resmini içeren görüntüsünün çekilmesi, yapýlmasý, basýlmasý, çoðaltýlmasý, daðýtýlmasý ve sergilenmesi de hukuka aykýrýdýr.
Yayýndan önce ilgiliden izin alýnmasýna raðmen de bazý durumlar saldýrý söz konusu olabilir. Eðer yayýn esnasýnda; bir takým eklemelerle, yazýlarla ya da bilgisayar teknikleri ile, o kiþiye deli, suçlu, özürlü, hasta, horgörülen kiþi nitelemeleri yapýlýrsa, yahut böyle tanýnan bir kiþi yerine sizin resminiz koyulursa manevi haklar çiðnenmiþ olur.
Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu’nda resimle ilgili özel düzenleme bulunmamakla beraber, resim kiþilik haklarýndan biri olduðundan, bu kapsamda saldýrýlara karþý korunur. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda ise resimle ilgili özel düzenlemeler vardýr. Kanun’un 86. maddesine göre; resim ve portreler sahibi veya mirasçýlarýnýn izni olmadan, sahibinin ölümünden on yýl geçmeden teþir ve kamuya sunulamazlar. Ülkenin siyasi ve sosyal hayatýnda yer alan kimselerin resimleri, katýldýklarý resmi tören ve genel toplantýlar, günlük olaylarla sýnýrlý olarak gazete, radyo ve film (televizyon vb.) haberleri için kiþinin izni alýnmadan kullanýlabilir. Bunlara internetteki yayýnlarý da dahil edebiliriz.
Bu kurala göre, eðer tanýnmýþ bir sanatçýnýn ya da herhangi bir kiþinin resmini haber deðil de reklam amacý ile kullanýrsanýz manevi hakkýn yaný sýra malvarlýðý ile ilgili hakka da zarar vermiþ olursunuz. Bir kiþinin diðer kiþilerden gizlediði duvarlarla çevrili evinde ya da yatak odasýndaki özel hayatýný yahut ticari bir sýrrýný da gizlice resim kullanarak açýklamak, maddi ve manevi haklara resim yolu ile zarar vermektir.
Ancak topluma malolmuþ yada malolmamýþ kiþilerin resmi, bir haber çerçevesinde kullanýlýyorsa bu sefer kiþi hakký sona erip, haber verme ya da düþünceyi açýklama hakký baþlar. Ve yayýn hukuka uygun olur.
Kamu düzeni ve güvenliðini saðlamak amacýyla resim çekilebilir, videoya alýnabilir, yayýnlanabilir, basýlýp, daðýtýlabilir. Burada hukuka aykýrýlýk yoktur.
Yine ayný amaçla yayýncýlar; sokakta kavga edenlerin, çevreyi kirletenlerin, bir suç iþleyenlerin, iþyerlerine gösteri esnasýnda zarar verenlerin, trafik kurallarýný çiðneyenlerin, haksýz kazanç elde edenlerin resmi yada görüntüsünü yayýnlayabilir. Ama bu iþi yapan yerine hiç ilgisiz birinin resmini yayýnlarsanýz, hukuka aykýrý olur.
Kiþilerin katýldýklarý törenler ve toplantýlar hakkýnda, özel ve sýnýrlanmýþ olmamak kaydýyla, resim ve görüntü haber amacýyla yayýnlanabilir. Yahut belirli bir manzara, bina, meydan yada ev resmi çekilirken, görüntüsü alýnýrken genel görünüm içinde ve ikinci planda kalmak kaydý ile bazý kiþilerin resmi yayýnlanabilir. Bu halde özel bir saldýrý amacý yoksa yayýn hukuka uygundur.

C.Onur ve Saygýnlýk

Ýnternet gazeteciliði þeklinde sesli ya da görüntülü olarak; gerçekdýþý heberlerle, asýlsýz suçlama ve iftiralarla, sövme veya belli bir olayý esas alýp hakaret yoluyla, aþaðýlayýcý fotomontajla ve karikatürle , küçük düþürücü eleþtiri ve yorumlarla, ekrandaki el, kol hareketleri ve mimiklerle onur ve saygýnlýða saldýrýlabilir.
Yapýlan yayýnýn küçük düþürücü, aþaðýlayýcý ya da hakaretamiz olup olmadýðý, kiþilerin toplumsal statüleri, niyetleri, zaman, o anki gelenekler gibi kriterler esas alýnarak belirlenir.
Gerek tek tek insanlar, gerekse bunlarýn bir araya gelerek oluþturduklarý tüzel kiþiler olan þirketler, dernekler ve partiler de onur ve saygýnlýða sahiptirler. Bu onur ve saygýnlýða karþý yapýlacak kötüleme ve aþaðýlamalar gerçek yada tüzel kiþinin manevi dünyasýnda zararlara yol açar. Kiþi ya da kuruluþun bir örümcek aðý gibi yýllarca uðraþarak oluþturduðu manevi kiþiliði birden sarsýlýr. Saçý dökülür, kalp krizi geçirir, ülser olur, sokaða çýkamaz, dostlarý terkeder, iþ hayatý bozulur, müþteriler gelmez, ürün kimse tarafýndan satýn alýnmaz, derneðe kimse uðramaz, oy verilmez . Neticede bir insansa kendini kötü hisseder, kuruluþsa sonu gelir. Ýþte internette yapýlan içeriklerin bu zararý doðurmasý sonucu, yayýncýlar kiþi ve kuruluþlarýn zararlarýný tazmin etmek ve bu bir hakaret yada sövme suçu ise cezasýný çekmek durumunda olurlar.

D.Özel Hayatýn Gizliliði

Yayýncýlýkla ile kiþilerin haklarý karþý karþýya geldiðinde en çok sorun çýkan alan özel hayat ve sýr dünyasýdýr.
Ýnsan Haklarý Evrensel Beyannamesi’nin 12. maddesinde, kiþilerin gizli alanlarýna saygý gösterilmesi düzenlenmiþtir. Anayasa’mýz da 20. maddesinde “herkes özel hayatýna ve aile hayatýna saygý gösterilmesini isteme hakkýna sahiptir. Özel hayatýn ve aile hayatýnýn gizliliðine dokunulamaz ” denmektedir. Özel hayatýn gerçekleþme alaný olan konut dokunulmazlýðý da önemli bir yasak alandýr. Bunun yaný sýra haberleþmenin gizliliði özel hayatý koruyan bir sigortadýr. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Medeni Kanun, Borçlar Kanunu, Türk Ceza Kanunu gibi hukuk kurallarý ile özel hayatýn gizliliði koruma altýna alýnmýþtýr.
Kiþinin özel yaþamý , “kamuya açýk alan” ve “sýr alaný” olarak ikiye ayrýlabilir.
Kamuya açýk alanda kiþi özel hayatýný yaþarken bunu gizleme gereðini duymamaktadýr. Fakat bu alan yayýncýlarýn rahatlýkla müdahale edebileceði bir alan deðildir. Bu alana çok sýnýrlý olarak müdahale edilebilir. Bu alan ile ilgili olarak; kiþinin alýþveriþe çýkmasýný, çocuðu ile maça gitmesini, sinemaya gitmesini, lokantada yemek yemesini, dostlarýyla bir çay bahçesinde veya gece barda bir þeyler içmesini, oturduðu sitede denize veya havuza girmesini örnek verebiliriz. Bu alandaki faaliyetler ve davranýþlar sürekli olarak izlenemez. Ýzlendiði zaman ilgili kiþi rahatsýz ediliyorsa yahut izni alýnmadan kaydediliyorsa, fotoðraflarý çekiliyorsa hukuka aykýrý olur.
Ancak bu kuralýn istisnalarý vardýr. Yayýncýlýk açýsýndan bu istisna, kiþinin davranýþlarýnýn haber deðeri taþýmasý veya izninin bulunmasý halinde mümkündür. Eðer kiþi gazetecileri davet ediyorsa, fotoðrafý çekilirken el sallayýp, gülümsüyorsa izin verilmesi hali vardýr. Ancak burada verilen izin kadar çekim yapýlmasý ya da görüntü alýnmasý söz konusudur. Bir kere izin verdi diye bu kiþiyi sürekli izlemek onun özel hayatýný yaþamasýna engel olur ve hukuka aykýrý düþer.
Özel yaþama internet gazeteciliðinin müdahale edebileceði bir diðer alan da, yayýna konu olan kiþinin hukuka aykýrý davranýþlarda bulunmasýdýr. Medya mensuplarý bu tür olaylarla karþýlaþtýklarýnda haber ve eleþtiri amacýyla bunlarý yayýnlayabilirler.
Kiþinin sýr alaný ise, diðer kiþilerin bilgileri dýþýnda tutulan alandýr. Aile hayatý, özel dostluklar, ikili iliþkiler, duygusal ve cinsel yaþantý bu alana girer. Aile, duygusal ve cinsel alan ve bu alanda yer alan malzemelerin gizliliðine her türlü müdahale hukuka aykýrýdýr. Aile, cinsellik ya da duygusal iliþki taraflarýndan birinin “bana þunu yaptý, böyle davrandý” þeklindeki þikayeti hariç.
Kiþi bu alanda yaþanan olaylarý yazýlmamak kaydýyla basýn mensuplarýna anlatabilir. Veya bir kaç dostla bu alaný beraber yaþayabilir. Bu kiþilerin de kendilerine anlatýlan yahut þahit olduklarý olaylarý üçüncü kiþilere aktarmalarý yasaklanmýþtýr. Yine basýn ve yayýn organlarý çalýþanlarý bir baþka olayý araþtýrýrken tesadüfen özel hayat ile ilgili bilgilere ulaþabilirler. Ya da kimliklerini gizleyerek bu bilgileri ele geçirebilirler. Hangi yolla olursa olsun elde edilmiþ bulunan bu bilgilerin hukuka aykýrý bir olayýn duyurulmasý amaçlarý dýþýnda toplanmasý, çekilmesi ve yayýnlanmasý yasaktýr.
Kiþi haklarýndan özel yaþama giren bir baþka bölüm de konuþmalarý, yazýlarý, mektuplarý ve anýlarýdýr. Yargý kararlarýna göre, mektup, aný ve sýrlar mutlak nitelik taþýyan subjektif haklardýr. Bunlarýn, yazanýn izni olmadan yayýnlanmasý kiþilik haklarýna saldýrý oluþturur.[2]
Medeni Kanunda bu tip kiþilik haklarý ile ilgili olarak açýk bir düzenleme bulunmamakla beraber, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 85. maddede gerekli kural bulunmaktadýr. Buna göre, eser niteliðinde bulunmasa bile mektuplar, anýlar ya da bunlara benzer yazýlar yazanlarýn veya mirasçýlarýnýn izni olmadýkça veya ölümünden itibaren on yýl geçmedikçe yayýnlanamaz. Mektuplar hakkýnda yayýnlanabilmeleri için ayrýca mektubu gönderen kiþinin, ölmüþse yakýnlarýnýn izni gerekir. Bunun da koruma süresi on yýldýr. Yayýncýlarýn bu kurallara uymamasý halinde ilgililer tazminat davasý açabilirler. Ek olarak, ilgililerin þikayeti üzerine savcýlýkça açýlabilecek davada Ceza Kanunu’nun 197 ve 199. maddelerine göre yargýlanýr. Fakat cezasý küçük bir miktar para olduðundan bu yargýlama caydýrýcý deðildir.

ÝNTERNET YAYINLARINDA HUKUKA AYKIRILIK ÞARTLARI

Medeni Kanun’un 24. maddesinde “hukuka aykýrý olarak þahsiyet hakkýna tecavüz”, Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde “haksýz bir surette diðer kimseye bir zarar ika eden” þeklindeki ifadelerden çýkan anlama göre; yapýlan her yayýn veya içerikteki tüm açýklamalar deðil, sadece hukuka aykýrý olan saldýrýlar tazminatý gerektirir. Bu maddeler ve bunlarýn mahkeme uygulamalarýndan hangi yayýnlarýn hukuka aykýrý olduðu konusunda kesinlik bulunmaktadýr. Bu þartlar çeþitli biçimlerde guruplandýrýlabilmektedir. Bazan de hukuka uygunluk þartlarý olarak adlandýrýlmaktadýr. Biz ise kolay anlaþýlmasý ve hepsinin ayný baþlýk altýnda incelenmesi için aþaðýdaki guruplandýrmayý yaptýk. Eðer bir yayýn aþaðýdaki þartlarý taþýmýyorsa hukuka aykýrý olur. Bu durumda yayýncý tazminat, kararýn yayýný ve hapis cezalarýyla karþýlaþýr.

A.Yayýnýn Ýçeriði ile ilgili þartlar

1.Kamu yararý bulunmamalýdýr.

Anayasanýn 13. maddesi, kiþinin maddi ve manevi varlýðý ile diðer hak ve özgürlüklerin “kamu yararý” amacýyla sýnýrlanabileceðini kabul etmiþtir. Anayasa’ya uygun olarak hazýrlanan iletiþim ile ilgili diðer hukuk kurallarý ve bunlara uygun yargý kararlarý da ayný sýnýrlama sebebini kabullenmiþtir.
Netice olarak halka bilgi vermek, tartýþmalarý yansýtmak kamu yararýný gerçekleþtirmektedir. Doðal olarak da kitle iletiþim araçlarýnýn iþlevi kamu yararýna yönelmiþ olacaktýr.
Yargýtay Dördüncü Hukuk Dairesinin 30.5.1974 tarih, 2113 Esas 2898 Karar sayýlý ilamýnda; haber niteliði yönünden þöyle denilmektedir. "Gazeteler meslekleri gereði haber niteliði olan olaylarý halka duyurmak hak ve aaaai içindedirler". Yayýnýn haber niteliði taþýyabilmesi için, kamu yararý saðlayacak nitelikte bulunmasý gerekir. Yayýnlanmasýnda "kamu yararý” bulunmayan haberler, eleþtiriler, bilgi ve yorumlar kiþilik haklarýný zedelerse, hukuka aykýrý olur ve manevi tazminata yol açar. Tekrar edersek, haber ya da yorumun hukuka aykýrý olmasý için en önemli þart, yayýnýnda kamu yararý bulunmamalýdýr.
Devlet memurlarý ve siyaset adamlarýnýn sadece hukuka aykýrý davranýþlarý sebebiyle eleþtirilmeleri, buna özel yaþantýlarýnýn da dahil olmasý olasýdýr. Kamu yararý bunu gerektirir. Artistler, sanatçýlar için de ayný ölçü söz konusudur. Bu kiþiler, hukuka aykýrýlýkla paralel olan kamu yararýnýn gerektirdiði ölçülerde, özel yaþantýlarý ile ilgili haberlere katlanmak zorundadýrlar.Ancak burada iþi abartmamak gerekir. Kamunun ilgisi kamu yararý varsa kullanýlabilecek kavramdýr. Kamu yararý yoksa tek baþýna kamunun ilgisi var diye bir kiþinin özel hayatýný yayýna konu edemeyiz. Özel hayatýn açýklanabilmesi için kamu yararý , sadece bir görevin yapýlýþý ile ilgisinin olmasý, kiþinin rýzasýnýn olmasý veya hukuka aykýrý bir davranýþýn kamuoyuna duyurulmasý ile sýnýrlýdýr. Yargýtay Dördüncü Hukuk Dairesinin I6.12.1978 tarih, 94I9 E., 12048 K. sayýlý kararýnda kantarýn topuzu kaçmýþ ve þöyle denilmiþtir. " Kamu yararý, genel çýkar gereði ayrýca kendilerine geniþ ölçüde kamunun ilgi ve dikkatine sunmuþ bulunan kiþilere (örneðin ,büyük yazarlar, sanatçýlar, artistler vs.) özellikle kamu görevleri ve kamuya mal olmuþ ünlü yöneticileri, politikacýlarý da izleyip bunlarýn özel yaþantýlarýný yasalarýn elverdiði ölçüde kamuya yansýtmakla görevlidir. Çünkü ... kamuyu aydýnlatma görevi gereði bunu yapmak zorundadýr.”
Yargýtay her ne kadar “yasalarýn elverdiði ölçüde özel hayatýn açýklanabileceðini” belirtmekteyse de, yasalarda bu konuda ayrýntýlý ve açýk, ölçüler koyan bir düzenleme olmadýðý için bu karara katýlmak olanaksýzdýr. Bana göre kamu tarafýndan tanýnsalar da, siyaset adamlarý, sanatçýlar ve diðerlerinin rýzasý alýnmadýkça ve görevleri ile açýkça ilgili bulunmadýkça ve de hukuka aykýrý bir olay yoksa özel hayatlarýna iliþkin olaylar basýnda yer almamalýdýr. Yoksa bu gidiþle paronaya toplumu olacaðýz.

Yazar ne derse desin, sonuçta, hangi durumun hukuka aykýrý olduðunu, takdir yetkisine dayanarak belirleme görevi yargýca düþmektedir.Yargýç bu belirlemeyi yaparken, saldýrýya uðrayanýn ve saldýrýda bulunanýn durumlarýný ve çýkarlarýný karþýlaþtýrarak çatýþan çýkarlar arasýnda bir denge kurmalýdýr.
Bunun için, yargýç herþeyden önce, saldýrýya uðrayan kiþinin, hukuken korunmaya deðer bir çýkarýnýn bulunup bulunmadýðýna bakmalýdýr. Eðer saldýrýya uðranan, korunmaya deðer bir çýkar deðilse, saldýrýnýn hukuka aykýrýlýðýndan söz edilemez. O halde, daha somutlaþtýrarak belirtmek gerekirse, yargýç, saldýrýya uðrayan deðerin kiþilik hakkýnýn konusuna giren kiþisel deðerlerden olup olmadýðýna bakmalýdýr. Ýþte bunu araþtýrýrken yargýç, yasaya ve gelenek hukukuna bakacak, gerekirse kendisi hukuk yaratacak ve sonuca ulaþacaktýr.
Yargýç, kamu yararý açýsýndan, tanýnan bir kiþi hakkýndaki yayýnýn hukuka aykýrýlýðýný saptarken yukarýda açýkladýðýmýz üç noktaya dayanabilir.
* Yayýna konu olan kiþinin eylemi bir suç veya hukuk kurallarýna aykýrý davranýþtýr.
* Yayýna konu olan kiþi hakkýndaki bilgi onun görevini yapmasýný engellemektedir.
* Açýklama hakkýnda yayýna konu olan kiþinin izni vardýr.
Yayýnda bu koþullar varsa kamu yararý da olduðundan yayýn hukuka aykýrý deðildir.

2.Gerçek olmamalýdýr.

Gerçeklik ilkesi, yalnýzca haber verme yönünden deðil, eleþtirmek, deðerlendirmek, yorumlamak yönünden de uygulama alaný bulur. Yayýnýn gerçek olmamasý hukuka aykýrýlýðýn þartýdýr.
Hukuk Genel Kurulunun, bir genel ilke niteliðinde bulunan 25.11.1964 tarih ve 4/1021 E., 677 K. sayýlý içtihadýnda belirtildiði gibi "... gazetecinin sosyal bir görevi yerine getirdiði, yaptýðý iþin niteliði bakýmýndan bir türlü kamu hizmeti olduðu düþünülürse; gazetecinin bir haberi yayýnlamazdan önce kendisinden beklenen özeni gösterip, haberin ne ölçüde doðru olduðunu araþtýrýp, soruþturmasýnýn ve ancak bundan sonra o haberi yayýnlamasýnýn ve haberin yayýnlanmasýnda ilgililere zarar getirebilecek yanlýþlardan titizlikle kaçýnmasýnýn, mesleðinin sosyal önemi ve gazete haberlerinin kamuoyunda yaratacaðý özel ölçüde derin tepkiler dolayýsýyla, gazeteciye düþen aaaalerden olduðu sonucuna varýlýr. Nitekim, herkesin haklarýný kullanýrken veya borçlarýný yerine getirirken, iyi niyet kurallarý uyarýnca davranma zorunluluðu olduðu MK.’un 2. maddesi hükmü ile öngörülmüþtür"
Kim olursa olsun, bir kimse hakkýnda gerçek dýþý açýklamalar, o þahsýn haklarýna hukuka aykýrý saldýrýdýr.Gerçek dýþýlýk; verilen haberin hiç vuku bulmamýþ bir olaya iliþkin olmasýndan, olayýn gerçekte baþka türlü cereyan etmiþ olmasýndan veya bir olaydaki bazý unsurlarýn gizlenmesinden yahut olaya aþaðýdaki gibi bazý unsurlar ilave edilerek nakledilmesinden de ileri gelebilir.

3.Güncel olmamalýdýr.

Olayýn üzerinden uzun süre geçtikten sonra, haber ya da yorum yayýnlanýrsa, kamu yararýndan söz edilemez. Üstelik olayýn unutulduktan, tazeliðini yitirdikten sonra yayýnlanmasý, bir kötü niyetin araþtýrýlmasýný gerektirir. Kamu yararý ve güncellik bulunmayýnca haber hukuka aykýrý hale gelir.

4.Sunuþ dengeli olmamalýdýr.


Bir haberin hukuka aykýrý sayýlmasýný gerektiren bir baþka durum ise, sunuþunun dengeli olmamasýdýr. Bu alandaki kiþilerin “sansasyon”dan kaçýnmasý gerekir. Aksi ise, doðru bir haber yayýný hukuka aykýrý olur. Yargýtay Dördüncü Hukuk Dairesi, 21.4.1972 Gün, 2833 Esas, 3665 Karar sayýlý ilamýnda, haberin yayýnýnda uyulacak ölçüleri þöylece belirtmiþtir: Yasalarýn basýna verdiði haber verme hakký, kapsamý yönünden, deðeri miktarýnca ölçümlenmek gerekir. Her haberin gazetecilik mesleði yönünden belli bir deðeri vardýr. Bu deðer her gazete için, gazetecinin kiþiliðine göre deðiþik olarak yorumlanabilir. Ancak bu yorum farký gazetecinin ve müessesede çalýþanlarla sahibinin, diðer gazetedeki ayný durumda olan kiþilerin anlayýþ ve yorum farkýndan ileri gelebilen deðiþikliklerden öteye gidemez. Böylece haber verme aaaai, meslek anlayýþýnýn objektif, genel ölçü ve sýnýrlar içinde, fakat belirtilen kiþilik ve anlayýþa baðlý yorumlar nedeniyle birbirinden pek az ayrý bir uygulanma gösterir. Haber vermede ölçü; yasanýn saðladýðý hak ve hukukun saðladýðý, sýnýrlar, eylemli ve maddi olanaklar, mesleki kurallar, görev ciddiliði gibi kriterlerle belirir. Bu ölçülerin dýþýnda haberde, kullanýlan sözler, resimler, sunuluþ ve sayfaya konuluþ biçimi, gireceði sahife, birbirinden pek az farklýlýk gösterebilir. Bu normal ölçüler dýþýnda bir haberin, öneminden ve ciddilik duygularýndan uzak, meslek anlayýþýna göre konulacaðý yer bakýmýndan ve konulan sözlerin niteliði ve toplam tutarý ve dengeli bir biçimde sunuluþu açýsýndan belli bir amaca yönelince, (kamu) görevinden söz edilemez.
Yargýtay Dördüncü Hukuk Dairesinin 7.7.1975 tarih, 8254 Esas, 7889 Karar sayýlý ilamýnda ise, haberin veriliþ biçiminde hakkýn kötüye kullanýþý ve sýnýrýn aþýlmasý þöylece belirtilmiþtir: “Davaya konu olan haber, davacýnýn vakar ve haysiyetine bir saldýrý teþkil eder niteliktedir. Özellikle haberin gazetenin ilk sahifesine ve baþ yukarý köþesine iri puntolu harflerle basýlmýþ olmasý ve gereði yokken, özel bir çaba ile saðlanmýþ fotoðrafýn ayný yerde haberle birlikte yayýnlanmýþ olmasý saldýrýya ve uðranýlan zarara aðýrlýk vermektedir”
Bu karara göre, “öneminin çok üzerinde abartýlýp sunulan” ve kiþilik haklarýný zedeleyen haber, gazeteci haber verme hakký dýþýnda bir amaca yöneldiðinden, hukuka aykýrýdýr.
Herhangi bir haber, gerçeðe uygun olsa bile, haberin veriliþinin gerektirmediði bir dilin kullanýlmasý, konunun açýklanmasý için gerekli, yararlý ve ilgili olmayan küçük düþürücü ifadelerin kullanýlmasý, kiþinin onur ve saygýnlýðýna saldýrý oluþturacak niteleme ve deðerlendirilmelerin yapýlmasý durumunda, denge ölçüsü aþýlmýþ olur.

B.Yayýnýn sonucu ile ilgili þartlar

1.Yayýn ile bir hakka saldýrýlmýþ olmalýdýr.

Hukuka aykýrýlýðýn bulunmasý için yapýlan yayýnla bir hakka saldýrýlmýþ olmasý da gereklidir. Ortada saldýrýya uðramýþ bir hak yoksa hukuka aykýrýlýktan da söz edilemez. Hakkýn ayrýca ilgiliye ait olmasý gerekir. Saldýrý ile A’ya ait bir hak yok olmuþ veya zarara uðramýþsa, ortada onun yakýný veya temsilcisi ve yetkilisi olmayan B için bir dava açmanýn olanaðý yoktur.
Yayýn ile bir hakka saldýrýnýn olup olmadýðýný anlayabilmek için önce haklarýn neler olduðunu belirlememiz gerekmektedir. Hak ya da kiþilik hakký’nýn sýnýr ve kapsamýný da belirlemeliyiz ki, yayýnla bu sýnýr ve kapsama ne ölçüde saldýrýldýðý açýklýða kavuþsun. Kiþilik haklarý Anayasa’da sayýlarak belirlenmiþtir. Bunlar yaþama hakkýndan baþlar ve maddi ve manevi varlýðýný geliþtirme haklarý ile sürer. Güvenlikte bulunma, çalýþma, özel hayatýný gizleme, konut dokunulmazlýðý, haberleþme, istediði yere yerleþme, seyahat, serbeþtçe ibadet edebilme, din ve vicdan, düþünce ve kanaatleri açýklayabilme, bilim ve sanatla uðraþma, haber alma ve verme, düzeltme ve cevap verme, dernek kurma ve üye olma, toplantý ve gösteri yapma, mülkiyet ve miras, hak arama,suç sayýlmayan bir fiilden dolayý cezalandýrýlmama, þikayetçi olma, aile kurma, eðitim, öðrenim, sendika kurma ve üye olma, grev ve toplu iþ sözleþmesi yapma, adil ücret alma, saðlýk ve çevresinin korunmasý, spor yapabilme ve dinlenme, sosyal güvenlik, seçme ve seçilme, siyasi partilere üye olma, kamu hizmetlerine girme ve vergi verme haklarý Anayasa da tek tek sayýlarak güvence altýna alýnmýþtýr. Bu haklarý kiþilik haklarý olarak çeþitli biçimlerde gruplara da ayýrabiliriz. Yayýna konu olan kiþi haklarý bölümünde bir ayýrým yapmýþtým. Daha geniþ bilgi ve haklarýn sýnýr ve kapsamlarýnýn belirlenmesi için o bölümü referans veriyorum.
Hepimizin ezbere bildiði bir temel hak “masumiyet karinesi” veya “kesinleþmiþ bir mahkeme kararýna kadar sanýk suçsuzdur” kuralýdýr. Yayýnlarda bu kurala da uyulmalýdýr.

2.Yayýn ile bir tehlike veya zarar oluþmalýdýr.

Yapýlan yayýndan veya yayýn hazýrlýðýndan dolayý üçüncü kiþilerin aleyhine bir zarar ya da zarara uðrama tehlikesi varsa o zaman hukuka aykýrýlýðýn þartlarýndan biri gerçekleþmiþ olur. Bu durumda yayýncý Ceza ve Hukuk davalarý açýsýndan sorumlu hale gelir.
Buradaki zarar veya zarara uðrama tehlikesi maddi veya manevi deðerler açýsýndan olabilir. Zararýn ya da tehlikenin türüne karþý açacaðýmýz davanýn türü deðiþir. Yoksa hukuka aykýrýlýk artýk ortaya çýkmýþtýr.
Yapýlacak yasal baþvurularda yayýncý açýsýndan zarar veya tehlike ile yapýlan yayýn arasýndaki iliþki mahkemelerce ilk araþtýrýlacak konulardan biridir. Teknik ifadesiyle zarar ve yayýn arasýnda uygun illiyet baðý araþtýrýlýr. Olaylarýn olaðan akýþýna ve genel yaþam deneylerine göre yayýnýn yöneldiði kiþinin hakkýna zarar veya tehlike veren davranýþ somut olayda ortaya çýkan zararýn veya tehlikenin gerçekleþmesine elveriþli olmalýdýr. Kýsaca yayýnla zarar arasýnda bir sebep sonuç iliþkisi varsa hukuka aykýrýlýk varolmaya devam eder.
Bu konuda Yargýtay tarafýndan tartýþýlan bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Belli bir kimseyi hedef almadan, o gruptakiler için saldýrgan sözler söylenmesi halinde, grubu oluþturan kiþilerin tek baþlarýna dava açabilme hakkýnýn olup olmamasý. Yargýtay daha önce “Alevilik”e yapýlan saldýrý karþýsýnda alevi vatandaþlarýn tek tek dava açmalarýný kabul etmediði halde sonradan bu kararýný deðiþtirmiþ ve 4. H.D. 23.5.1995 tarihinde verdiði 1994/6361 E. 1995/4352 K. sayýlý kararýnda tek tek dava açýlabileceðini kabul etmiþtir. Bu kararla artýk bir mezhep, bir bölge veya bir din mensuplarýna yapýlan saldýrýdan sonra tek tek açýlacak yüklü tazminat davalarý ve caza davalarý yoluyla saldýrgan yok olma tehlikesi ile karþýlaþacaktýr. Bazý yazarlar buna karþý çýksalar dahi bence herkes yaptýðýnýn bedelini bir biçimde ödemelidir. Saldýrýnýn etkisi büyük olunca cezanýn da büyük olmasý adildir.


C.Yayýna konu olan kiþi rýza göstermemiþ olmalýdýr.

Medeni Kanun’un 23. maddesinde ; “kimse medeni haklardan ve onlarý kullanmaktan kýsmen de olsun feragat edemez, kimse hürriyetinden vazgeçemeyeceði gibi kanuna veya genel ahlaka aykýrý sýnýrlayamaz” kuralý bulunmaktadýr. Bu sebeple sýnýrlý olarak kiþinin izni yayýndaki hukuka aykýrýlýðý kaldýrmaktadýr. Ancak, bir temel hak ve özgürlüðün tamamýyla ortadan kalkmasý veya aþýrý þekilde sýnýrlanmasý sonucunu oluþturan “asla dava açmam, resmimi nasýl kullanýrsan kullan” þeklindeki sözleþmeler ve izinler yukarýdaki kural gereðince geçersizdir. Eðer kiþisel haklarla ilgili sözleþmeler böylesine aðýr sonuçlar doðurmuyorsa, geçerli olacaktýr. Bu, kiþilere tanýnan sözleþme yapma özgürlüðünün sonucudur.
Kiþilik hakkýnýn sýnýrlanmasý konusunda Medeni Kanun’un ayný maddesi bir ölçü göstermiþtir. Buna göre; hukuka ve ahlaka aykýrý sýnýrlamalar ve izin vermeler aþýrý niteliktedir ve bu gibi sýnýrlamalarý içeren sözleþmeler ve izinler geçerli deðildir.
Rýza veya izinin olmamasý bir hukuka aykýrýlýk sebebi olduðuna göre, gizli ya da özel yaþam alanýna sýzýlarak gizleri öðrenilen, baþkalarýna aktarýlan ya da yayýnlanan kimse, eðer buna kendisi rýza göstermiþse, artýk gizlerini öðrenen ve aktaran kiþilerin sorumluluðu yoluna baþvuramaz.
Ad ve resim üzerindeki haklar da, kiþinin rýzasýna baðlý olarak yapýlan saldýrýlara karþý korunur. Hiç kimse adý olmayacaðýný ya da adýný yaþam boyu kullanmayacaðýný kabul edemediði gibi, resminin istenildiði gibi, istenilen yerde ve zamanda kullanýlabileceðini ve bu yüzden kiþiliðine yönelen saldýrýlara karþý maddi ve manevi tazminat davasý açmayacaðýný da kabullenemez. Bu yönde belirtilen kabule dayanan sözleþmeler geçersizdir. Fakat adýn ve resmin belirli iþ için ve hukuka, ahlaka aykýrý olmayacak biçimde kullanýlabilmesine rýza gösterilirse bu aþýrý bir sýnýrlama olmadýðýndan geçersiz sayýlmaz. Mankenler ve fotomodellerin bir ajansa resimlerini býrakarak bu yönde sözleþme imzalamalarý örnek verilebilir. Ya da tanýnmýþ bir sanatçýnýn reklam ajansý ile yaptýðý bir sözleþme geçerlidir.
Mesleki onur ve saygýnlýkla mesleki gizler de kiþinin kendi iznine dayanan saldýrýlara karþý korunur. Bu nedenle bir kiþi mesleki ve ticari varlýðý sona erdirecek derecede mesleki onur ve saygýnlýðýna ve mesleki gizlerine saldýrabileceðini kabul ederse, bu geçerli olmaz, çünkü bu aþýrý bir sýnýrlamadýr. Buna karþýlýk, iþletmenin hangi malý ürettiði, yýlda ne kadar ürettiði, iþletmesinin toplam deðerinin ne olduðu gibi konularýn yayýnýna razý olmuþsa, bu aþýrý bir sýnýrlama olmadýðýndan geçerli sayýlmalýdýr.


D.Yayýn ile resmi bir görev yerine getirilmemelidir.

Bir görevin yerine getirilmesine dayanan hukuka uygunluk sebebi, memuriyet görevinin yerine getirilmesi, yetkili makam tarafýndan verilen emrin veya bir yasal zorunluluðun yapýlmasý þeklinde karþýmýza çýkmaktadýr. Bu duruma örnek olarak; bir mahkeme kararýnýn yayýnlanmasý, emniyet ya da askeri makamlarýn bildiri ve çaðrýlarýnýn yayýný, suç faillerinin yakalanmasý için kimliklerinin açýklanmasý ve resimlerinin gösterilmesi, icra ve iflas dairelerinin haciz, satýþ, iflas ve konkordato kararlarýnýn, maliye ve vergi dairelerinin borçlu ve vergi yüzsüzlerinin adlarýnýn açýklanmasý verilebilir. Bu açýklamalar sonucu adlarý geçen kiþiler toplum tarafýndan kýnanan bir fiil ya da suç ile gündeme geleceklerdir. Bu kiþiler yayýndan sonra toplum gözünde küçük düþeceklerdir. Ancak, yayýncý açýsýndan bu yayýn hukuka aykýrý olmaz. Yayýncý cezalandýrýlmaz ve tazminat ödemez.
Ceza Kanunu’nun 49. maddesine göre, kanunun veya yetkili bir makamýn verdiði bir görevi yerine getirirken suç iþlenip baþkalarýna zarar verilirse ilgili cezalandýrýlmaz. Ancak gerekenden fazla bir davranýþ gösterilmiþse ve zarar verilmiþse bu durumda da ceza indirilir.
Özellikle Ceza davalarý için sýkça kullanýlan býr hukuka aykýrýlýk sebebi de, yayýnýn veya yayýn hazýrlýðýnýn vatandaþlar için bir görev olan bir suçu ve suçluyu ihbar ve þikayet hakký kapsamýnda olmamasýdýr. Eðer yapýlan ihbar ya da þikayet hakkýnýn kullanýlmasý ise o zaman davranýþ hukuka aykýrý olmaktan çýkar.
Kamu düzeninin saðlanmasý için hukuka aykýrý ya da suç olan bir davranýþý öðrenen kiþinin olayý resmi makamlara bildirmesi gerekir. Bu bir vatandaþlýk görevidir. Ancak Devlet vatandaþa burada tam anlamýyla güvenemediðinden, ayrýca belli suçlar için ödül de konulmuþtur.



<< Önceki    Sonraki >>


PDF dökümaný olarak indir! Arkadaþýma Gönder >>
Sizden önce 108 kiþi okudu.
 
PUANLAR

Toplam Oy : 0 Puan : 0

1 2 3 4 5
 
YORUMLAR

Ýlk yorumu yazan siz olmak ister misiniz?

 
SENDE YORUM EKLE

Yorum yapabilmek için için üye olmanýz gerekmektedir. Lütfen üye giriþi yapýn eðer üye deðilseniz lütfen üye olun.

Yan Bloklar

Footer